Kök değiştiren (supletif) · A1
Fiil go
go – went – gone
gitmek
Kullanım ve tipik hatalar
Went, go'ya hiç benzemez: İngilizcenin geçmiş zaman olarak evlat edindiği başka eski fiilden ('wend') gelir. Gone participle'ı been ile anlamı değiştiren biçimlerde birleşir: 'he has gone to Chile' (orada) vs 'he has been to Chile' (döndü). 'Going to' niyet geleceğini kurar ('I'm going to study'), go hareket anlamını yitirir. Tipik hata: 'I go to the party yesterday' — dün ile hep went. Ve 'go to home' yoktur: 'go home', edatsız; ezberlenecek istisnalardan. 'Go on' (sürmek, olmak) ve 'go off' (patlamak, alarm çalmak) fiili hareketin ötesine çoğaltır. 'Go off' ayrıca yemeğin bozulmasıdır; 'go through' zor gün atlatmak veya evrak gözden geçirmektir.Went/gone ayrımını içselleştirmenin en hızlı yolu: 'been there' (döndüm) ve 'gone there' (oradayım) minik cümlelerini bir hafta her gün kurmak. 'Been' ile 'gone' cümlelerini sesli kurmak farkı kulağa yerleştirir; yazmak yetmez.
Aynı kalıp: Kök değiştiren (supletif)
| Yalın | Geçmiş | Participle | Anlam |
|---|---|---|---|
| be | was/were | been | olmak |
| bear | bore | born | katlanmak |
| begin | began | begun | başlamak |
| bite | bit | bitten | ısırmak |
| bleed | bled | bled | kanamak |
